Periodontoloji, dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların sağlığı, hastalıkları ve tedavisiyle ilgilenen diş hekimliği uzmanlık dalıdır. Diş eti ve dişi çevreleyen kemik gibi dokuların sağlığının korunması; diş eti iltihabı, diş eti çekilmesi ve implant çevresindeki hastalıkların tanı ve tedavisi periodontolojinin çalışma alanına girer.
Diş eti kanaması, diş etlerinde şişlik veya kızarıklık, ağız kokusu, dişlerde sallanma ve diş eti çekilmesi gibi belirtiler periodontal hastalıkların habercisi olabilir. Özellikle periodontitis ilerlediğinde dişleri destekleyen kemik dokusunda kayıp meydana gelebilir ve tedavi edilmediğinde diş kaybına kadar ilerleyebilir.
Halk arasında çoğunlukla “diş eti hastalıkları ve tedavisi” olarak bilinir.
Periodontolojinin temel amacı yalnızca mevcut periodontal hastalığı tedavi etmek değildir. Aynı zamanda hastalığın ilerlemesini kontrol altına almak, mümkün olduğunca doğal dişleri korumak ve tedavi sonrasında elde edilen periodontal sağlığın uzun süre devam etmesini sağlamaktır.
Bu nedenle diş eti sağlığı yalnızca estetik açıdan değil, dişlerin uzun süre ağızda sağlıklı bir şekilde kalabilmesi açısından da önemlidir.
Periodontoloji alanında uzmanlık eğitimini tamamlayan diş hekimlerine periodontoloji uzmanı veya periodontolog (periodontist) denir.
Özetle; iltihaplanma sadece yumuşak dokuda yani diş etinde ise buna gingivitis denir. Ancak bu iltihap ilerleyip alttaki kemik dokusuna doğru yayılmaya başladığında bu kemikte yıkıma neden olur. Bu aşamada hastalık periodontitis olarak adlandırılır. Tüm bunlara periodontal hastalıklar denir.
Günümüzde periodontal hastalıkların değerlendirilmesinde yalnızca diş etinin görünümü dikkate alınmaz. Klinik muayene, periodontal cep ölçümleri, ataşman kaybı, radyografik kemik kaybı, hastalığın yaygınlığı ve ilerleme riski gibi birçok faktör birlikte değerlendirilir.
Periodontoloji Neye Bakar?
Periodontolojinin temel çalışma alanı, dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların hastalıklarıdır.Çalışma alanı oldukça geniştir. Başlıca ilgilendiği hastalıklar ve durumlar şunlardır:
- Gingivitis
- Periodontitis (Dişleri destekleyen kemik dokusundaki kayıplar)
- Diş eti kanaması
- Diş eti çekilmesi
- Diş eti büyümeleri
- Diş eti apseleri
- Diş veya dişlerdeki sallantılar
- Şiddetli ağrı hissedilen diş eti hastalıkları
- İmplant çevresi hastalıkları
- Bazı estetik problemler
Ayrıca bazı periodontal problemlerin tedavisinde restoratif diş hekimliği, ortodonti, protez ve implantoloji gibi diğer diş hekimliği alanlarıyla birlikte çalışılmaktadır.

Diş Eti Hastalıkları Nelerdir?
Dişleri çevreleyen destek dokuları yalnızca diş etlerinden oluşmaz. Diş eti ve dişi çevreleyen çene kemiği ile birlikte bir bütün oluşturur.
Diş etlerinde ve dişleri destekleyen dokularda meydana gelen hastalıklar genel olarak periodontal hastalıklar olarak adlandırılır.
Bu bütünlük içindeki dokularda meydana gelen hastalıkların başında gingivitis ve periodontitis gelir.
Gingivitis Nedir?
Gingivitis, inflamasyonun esas olarak diş eti dokusuyla sınırlı olduğu hastalık tablosudur.
Diş yüzeylerinde biriken mikrobiyal dental plak (biyofilm) diş etlerinde intihabi bir reaksiyona neden olabilir. Bunun sonucunda diş etlerinde kızarıklık, şişlik ve özellikle fırçalama veya diş arası temizliği sırasında kanama görülebilir.
Gingivitis uygun bir ağız hijyeni ve ağız bakımı ile kontrol altına alınabilir. Bu aşamada periodontitisten farklı olarak dişi destekleyen kemik dokusunda herhangi kayıp oluşmaz.
Periodontitis Nedir?
Periodontitis, dişleri destekleyen dokularda iltihapla birlikte dişleri çevreleyen çene kemiğinde erime ve kayıp meydana getiren kronik bir hastalıktır. [1]
Diş etindeki iltihap ilerleyip alttaki kemik dokusuna ulaştığında kemik dokuda erime başlar ve bu erime diş eti çekilmesi, kemik yüksekliğinde azalma dolayısıyla diş desteğinde azalmaya neden olur. Kişi ağız kokusu hissedebilir. Bu olay çok daha ileri boyutlara ulaştığında dişlerde sallantıyla birlikte diş çekimi ve diş kaybıyla sonuçlanabilir.
Özetle; tedavi edilmeyen bu hastalık ilerlediğinde, yüksek oranda kemik kaybı sonucu dişlerde hareketlilik meydana gelebilir. Daha ileri vakalarda dişlerin destek dokularındaki kayıp diş kaybına kadar ilerleyebilir.
Diş Eti Hastalıkları Neden Oluşur?
Bakteriyel plak, mikrobiyal dental plak veya diş kiri diye adlandırılan bu püremsi, açık sarı renkli eklenti dişlerimizde oluşan çürüklerin, diş eti iltihaplanmalarının ve diş taşlarının oluşumunun en temel nedenidir. Bu eklenti mutlaka ağız içinden uzaklaştırılmalıdır. Bu da son derece etkin ve sürekliliği sağlanan bir ağız bakımı ile gerçekleştirilir.
Periodontoloji ve Mikrobiyal Dental Plak
Periodontoloji uzmanının ve tabi ki bir diş hekiminin en önemli görevi hastalığın teşhis ve tedavisinin yapılmasının yanı sıra, hastasına ağız hijyen motivasyonu vermek ve ağız bakımını doğru bir şekilde anlatmaktır. Genelde kişiler sadece diş fırçalamanın yeterli olduğunu düşünmekte ve bazen düzenli diş fırçalama alışkanlığına rağmen meydana gelen çürükler ve diş eti iltihabından şikayet etmektedir.
Periodontal hastalıkların oluşumunda mikrobiyal dental plak önemli bir faktördür. Ancak periodontal hastalıkların gelişimi yalnızca plak miktarıyla açıklanamaz.
Hastanın bağışıklık yanıtı, genetik ve biyolojik özellikleri, sigara kullanımı, diyabet gibi bazı sistemik durumlar, ağız bakım alışkanlıkları ve diğer risk faktörleri hastalığın ortaya çıkmasını ve ilerlemesini etkileyebilir.
Bu nedenle aynı miktarda dental plağa sahip iki kişinin periodontal hastalık açısından aynı risk düzeyinde olması beklenmez.
Özellikle periodontal hastalık açısından risk taşıyan bireylerde düzenli periodontal kontroller önemlidir.

Diş Taşı Periodontal Hastalığa Neden Olur mu?
Diş taşı, mineralize olmuş dental plaktır.
Diş taşı oluştuğunda pürüzlü yüzeyi plak birikimini kolaylaştırabilir ve kişinin etkili plak kontrolü yapmasını zorlaştırabilir.
Ancak periodontal hastalıkları yalnızca “diş taşı hastalığı” olarak değerlendirmek doğru değildir.
Diş Eti Hastalıklarının Belirtileri Nelerdir?
Diş eti hastalıkları her zaman ağrıya neden olmayabilir. Bu nedenle periodontal hastalıkların başlangıç dönemlerinde kişi herhangi bir problemi olmadığını düşünebilir. Diş eti hastalıkların belirtileri kişiden kişiye değişebilir.
Dikkat edilmesi gereken başlıca belirtiler şunlardır:
- Diş eti kanaması
- Diş etlerinde kızarıklık
- Diş etlerinde şişlik
- Diş etlerinde hassasiyet
- Diş eti çekilmesi
- Dişlerin daha uzun görünmeye başlaması
- Ağız kokusu
- Dişler arasında yeni boşlukların oluşması ve besin sıkışmalarında artış
- Dişlerin pozisyonunda değişiklik, dişlerde kayma veya aralanma
- Çiğneme sırasında rahatsızlık
- Dişlerde sallanma
- İleri vakalarda diş veya dişlerin kaybı
Özellikle tekrarlayan diş eti kanamalarının olması, periodontal dokularda inflamasyon bulunabileceğinin ve diş eti hastalıklarının önemli bir göstergesidir.
Diş Eti Hastalıklar Nasıl Teşhis Edilir?
Periodontoloji tedavisi, yani diş eti hastalıklarının tedavisinde en önemli unsur öncelikle doğru tanı konulmasına bağlıdır. Bu amaçla hastadan alınan ön bilgi (anamnez), klinik muayene ve radyografik değerlendirmelerden faydalanılır.
Diş eti hastalıklarında tanı yalnızca diş etine bakılarak konulmaz.
Diş Eti hastalıklarının değerlendirmesinde genellikle:
- Mevcut diş eti sağlığı
- Bakteri yüklü eklentiler (plak) ve diş taşı varlığı
- Periodontal ölçümler
- Diş eti çekilmeleri
- Diş veya dişlerdeki sallantılar
- Radyografik değerlendirmeler
- Hastalığın yaygınlığı
- Kişisel risk faktörleri
birlikte değerlendirilir.
Gerekli durumlarda panoramik veya ileri düzey tomografi gibi görüntüleme yöntemlerinden de yararlanılabilir.
Periodontitis mevcutsa hastalığın evresi ve derecesi de değerlendirilerek hastaya özel tedavi planı oluşturulur. [1,2]
Periodontoloji Tedavisi Nasıl Yapılır?
Periodontal tedavinin nasıl yapılacağı hastalığın türüne, şiddetine, hastanın ağız bakımına ve kişisel risk faktörlerine göre değişir.
Güncel periodontal tedavi yaklaşımı hastanın bireysel risklerinin ve periodontal durumunun değerlendirilmesiyle başlayan basamaklı ve kişiye özel bir tedavi planına dayanır. [3,5]
1. Ağız Hijyeni Eğitimi ve Risk Faktörlerinin Kontrolü
Periodontal tedavinin başarısında hastanın aktif katılımı çok önemlidir.
Hastaya dişlerini nasıl fırçalaması gerektiği, diş aralarının nasıl temizleneceği ve kendisi için uygun ağız bakım yöntemleri anlatılır.
Ayrıca sigara kullanımı, diyabet kontrolü ve diğer kişisel risk faktörleri değerlendirilir.
Çünkü periodontal tedavi yalnızca klinikte yapılan işlemlerden ibaret değildir.
-Hastaya hastalık hakkında ve ağız bakımı konusunda bilgi verilmesi ve öneriler.
Diş eti hastalıklarının oluşum nedenini, hastalığın ilerleyiş şeklini ve oluşabilecek sonuçları bilen bir hasta, diş eti hastalığının tedavisi aşamalarında daha bilinçli davranarak, sağlanacak başarıda oldukça etkili olacaktır. Hastalığın tedavisinde hekim hasta iş birliği çok önemlidir. Bakteriyel plağın zararlarını ve nasıl temizleneceğini bilen bir hastada tedavi başarısı çok daha yüksek olacaktır.
2. Profesyonel Plak ve Diş Taşı Uzaklaştırılması
Diş yüzeylerindeki plak ve diş taşlarının uzaklaştırılması periodontal tedavinin önemli aşamalarından biridir. Ancak diş taşı temizliği ile periodontitis tedavisinin aynı şey olmadığı unutulmamalıdır.
Gerektiğinde ultrasonik cihazlar ve el aletlerinden yararlanılır.
Ancak özellikle periodontitis hastalarında tedavi yalnızca diş taşı temizliği ile sınırlı değildir.
Diş taşı ve dental plak, periodontal hastalıkların kontrolünde önemli unsurlardır. Profesyonel temizlik ile diş yüzeylerindeki birikimler uzaklaştırılır ve hastanın günlük ağız bakımını daha etkili gerçekleştirmesi sağlanır.
Özellikle periodontal ceplerin bulunduğu hastalarda yalnızca diş taşı temizliği yeterli olmayabilir.
-Profesyonel Temizlik
Dişlerin çevresindeki tümdiş taşları özel aletlerle ve ultrasonik cihazlarla temizlenir ve diş yüzeylerine parlatma (polisaj) işlemi yapılır. İltihabın derecesine göre bazı durumlarda lokal olarak uygulanan anestezi altında diş eti ceplerinin içine ve kök yüzeylerine subgingival küretaj denilen derin temizlik işlemi uygulanır.
3. Subgingival Periodontal Tedavi
Periodontitis bulunan hastalarda diş eti altında oluşmuş periodontal cepler ve kök yüzeyleri değerlendirilir.
Gerekli durumlarda lokal anestezi altında subgingival mekanik plak ve diş taşı uzaklaştırılması yapılır.
Halk arasında bu işlemler sıklıkla “küretaj” veya “derin diş taşı temizliği” olarak adlandırılmaktadır.
Amaç, periodontal cepler içerisindeki biyofilmin ve diş taşlarının uzaklaştırılması ve periodontal dokuların iyileşmesine yardımcı olmaktır. Güncel EFP yaklaşımında subgingival mekanik enstrümantasyon, periodontitis tedavisinin temel aşamalarından biridir. [3,5]
4. Gerektiğinde Periodontal Cerrahi
Başlangıç periodontal tedavisine rağmen bazı derin periodontal cepler devam edebilir.
Bu gibi durumlarda hastanın klinik ve radyografik bulgularına göre periodontal cerrahi tedaviler değerlendirilebilir.
Uygun vakalarda periodontal cerrahi ile erişilemeyen kök yüzeylerinin tedavisi, periodontal ceplerin yönetimi veya kaybedilen periodontal dokuların yeniden oluşturulmasına yönelik rejeneratif tedaviler uygulanabilir.
Bazı vakalarda kemik greftleri, membranlar veya başka biyomateryallerden yararlanılabilir. [3]
Cerrahi Tedavi
Daha ileri diş eti iltihabı vakalarında gene lokal anestezi altında diş etleri diş yüzeylerinden ve kemik dokusundan kaldırılarak kök yüzeyleri, diş etlerinin içi ve kemik yüzeyleri tüm iltihabi dokulardan temizlenir bazı durumlarda kemik oluşumuna yardımcı olan kemik greftleri ve kemik tozları yerleştirilerek diş etleri tekrar eski yerine dikilir.
Diş Eti Çekilmesi ve Periodontal Plastik Cerrahi
Her diş eti çekilmesi periodontitis nedeniyle oluşmaz.
Travmatik diş fırçalama, dişin konumu, ince periodontal fenotip ve çeşitli anatomik faktörler de diş eti çekilmesine neden olabilir.
Diş eti çekilmesinin nedeni ve periodontal dokuların durumu değerlendirildikten sonra uygun vakalarda bağ dokusu grefti ve diğer periodontal plastik cerrahi yöntemleri uygulanabilir.
İmplant Çevresi Hastalıkların Tedavisi
Periodontolojinin önemli çalışma alanlarından biri de dental implantların çevresindeki dokulardır.
İmplant çevresindeki yumuşak dokularda inflamasyon oluşması peri-implant mukozitis, destekleyen kemik dokusunda ilerleyici kayıp meydana gelmesi ise peri-implantitis olarak tanımlanır. [6]
Bu nedenle implant tedavisi uygulanmış kişilerin de düzenli periodontal kontrollerini yaptırmaları önemlidir.
Periodontal Tedavide Antibiyotik Kullanılır mı?
Antibiyotikler her diş eti hastalığında rutin olarak kullanılmaz.
Bazı vakalarda, yapılan tedaviye destek olmak amacıyla antibiyotik kullanılmaktadır. Özellikle akut diş eti enfeksiyonlarında. Antibakteriyel gargaralar ise genellikle önerilmektedir.
Periodontal tedavinin temelini mekanik biyofilm kontrolü, subgingival mekanik tedavi ve gerekli durumlarda cerrahi tedaviler oluşturur. [3,5]
Bazı özel klinik durumlarda veya belirli periodontitis vakalarında sistemik antibiyotiklerin tedaviye yardımcı olarak kullanılması düşünülebilir.
Antibiyotik kullanımı hastanın klinik durumu, periodontal hastalığın özellikleri ve diğer risk faktörleri değerlendirilerek hekim tarafından belirlenmelidir.
Bu nedenle “diş eti hastalığı varsa antibiyotik kullanılmalıdır” şeklinde genel bir yaklaşım doğru değildir.
5-Tamamlayıcı ve Destekleyici Tedavi
Periodontal tedavinin tamamlanması, tedavinin bittiği anlamına gelmez.
Periodontitis, uzun dönem takip gerektiren bir hastalıktır. Tedavi sonrasında hastanın periodontal durumu ve risk profiline göre düzenli destekleyici periodontal bakım uygulanması gerekir.
Kontrol aralıkları her hasta için aynı değildir; hastanın periodontal durumu ve risk faktörlerine göre kişiselleştirilir. EFP kılavuzları da destekleyici periodontal bakımın bireysel risk değerlendirmesine göre planlanmasını önerir.
Periodontal Tedaviden Sonra Ne Yapılmalıdır?
Periodontal hastalık tedavi edildikten sonra elde edilen sağlığın korunması en az aktif tedavi kadar önemlidir.
Periodontitis kontrol altına alındıktan sonra hastanın destekleyici periodontal bakım programına alınması önerilir. Bu dönemde hastanın ağız hijyeni, periodontal dokuları ve hastalık riskleri düzenli olarak değerlendirilir. [5]
Destekleyici periodontal bakım ziyaretlerinin sıklığı hastanın risk profiline ve periodontal durumuna göre belirlenmelidir. EFP S3 kılavuzu, aktif tedavi sonrasında bu kontrollerin genel olarak 3 ila 12 ay arasında değişen aralıklarla kişiselleştirilmesini önermektedir. [5]
Dolayısıyla her hasta için “6 ayda bir kontrol yeterlidir” şeklinde tek bir standart aralık vermek yerine kişiye özel bir periodontal bakım programı oluşturulması daha doğrudur.
Periodontal Hastalıklar ile Genel Sağlık Arasında İlişki Var mı?
Periodontal hastalıklar ile genel sağlık arasında önemli ilişkiler bulunmaktadır.
Özellikle diyabet ve periodontitis arasında çift yönlü bir ilişki olduğu kabul edilmektedir. Diyabet periodontal hastalıkların gelişimi ve ilerlemesi açısından önemli bir risk faktörüdür.
Periodontitis ile kardiyovasküler hastalıklar arasında da epidemiyolojik bir ilişki gösterilmiştir. Ancak burada önemli olan, iki hastalık arasındaki ilişkinin her zaman doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi anlamına gelmediğidir. [4]
Bu nedenle periodontal hastalıkların “vücuttaki bütün hastalıkların nedeni” olduğunu söylemek bilimsel olarak doğru değildir. Ancak ağız ve genel sağlığın bir bütün olarak değerlendirilmesi önemlidir.
Periodontoloji Uzmanına Ne Zaman Başvurulmalıdır?
Aşağıdaki durumlardan biri varsa diş hekimi veya periodontoloji uzmanı tarafından periodontal değerlendirme yapılması uygun olacaktır:
- Diş etleriniz düzenli olarak kanıyorsa
- Diş etlerinizde şişlik veya kızarıklık varsa
- Diş etleriniz çekiliyorsa
- Sürekli veya tekrarlayan ağız kokunuz varsa
- Dişlerinizde sallanma başladıysa
- Dişlerinizin arasında yeni boşluklar oluştuysa
- Daha önce periodontitis tedavisi gördüyseniz
- Dental implantlarınızın çevresinde kanama veya şişlik varsa
- Diş eti veya periodontal apse şikâyetiniz varsa
- Sürekli veya tekrarlayan ağız kokusu
- Dişlerin yer değiştirmesi
- Ailede periodontal hastalık öyküsü
- Sigara kullanımı veya diyabet gibi periodontal riskleri artırabilecek durumların bulunması
Erken dönemde yapılan periodontal değerlendirme, hastalığın ilerlemesini önlemek ve dişlerin uzun süre ağızda tutulmasını sağlamak açısından önemlidir.
Özellikle periodontal hastalıkların başlangıç dönemlerinde belirgin ağrı olmayabileceği unutulmamalıdır.
Bu nedenle “dişim ağrımıyor, dolayısıyla diş etlerimde de problem yok” düşüncesi periodontal sağlığın iyi olduğunu kesin olarak göstermez.
Sık Sorulan Sorular
Periodontoloji nedir?
Periodontoloji, dişleri çevreleyen ve destekleyen dokuların (diş eti ve kemik) hastalıklarıyla ilgilenen diş hekimliği uzmanlık alanıdır. Diş eti iltihabı, diş sallantıları, diş eti çekilmesi ve implant çevresi hastalıklar periodontolojinin başlıca çalışma alanına giren konulardır.

Periodontoloji hangi hastalıklara bakar?
Periodontoloji başta gingivitis ve periodontitis olmak üzere periodontal apseleri, periodontal dokulardaki kayıpları, bazı diş eti problemleri ve implant çevresi hastalıkların tanı ve tedavisiyle ilgilenir.
Gingivitis ve periodontitis arasındaki fark nedir?
Gingivitis esas olarak diş eti dokusundaki inflamasyonla sınırlıdır. Periodontitiste ise dişi destekleyen kemikte erime meydana gelir. [1]
Diş eti kanaması neden olur?
Diş eti kanaması çoğunlukla diş eti inflamasyonuyla ilişkilidir. Gingivitis ve periodontitisin yanı sıra bazı lokal veya sistemik faktörler de kanamaya katkıda bulunabilir.
Diş Eti Kanaması Normal midir?
Hayır. Özellikle düzenli olarak tekrarlayan diş eti kanaması periodontal dokularda inflamasyonun bir belirtisi olabilir.
Tekrarlayan diş eti kanaması varsa diş hekimi veya diş eti hastalıkları uzmanı tarafından muayene yapılması uygun olur.
Diş fırçalarken veya diş ipi kullanırken kanama olması, ağız bakımının bırakılması gerektiği anlamına gelmez. Aksine, kanamanın nedeninin araştırılması gerekir.
Diş taşı temizliği periodontitis tedavisi için yeterli midir?
Her zaman yeterli değildir. Basit gingivitis veya sınırlı birikimlerde profesyonel temizlik önemli bir tedavi basamağı olabilir. Ancak periodontitis bulunan hastalarda periodontal ceplerin ve destek dokularındaki kaybın değerlendirilmesi ve buna uygun periodontal tedavi planlanması gerekir.
Antibiyotikler Diş Eti Hastalıklarını Tedavi Eder mi?
Antibiyotikler periodontal hastalığı olan her hastaya rutin olarak verilmesi gereken ilaçlar değildir.
Periodontal tedavinin temelini mekanik olarak bakteri yüklü plağın (biofilm) kontrolü ve gerekli periodontal tedavi oluşturur. Sistemik antibiyotikler ise belirli klinik durumlarda, hastanın özellikleri, immünolojik durumu ve hastalığın seyri değerlendirilerek tedavi planına dahil edilebilir.
Bu nedenle yalnızca “diş eti hastalığım var” düşüncesiyle antibiyotik kullanılması doğru değildir.
Periodontitis diş kaybına neden olur mu?
Evet. İlerlemiş ve tedavi edilmemiş periodontitis, dişleri destekleyen kemik ve periodontal dokularda ciddi kayıplara neden olarak diş sallantısına ve sonunda diş kaybına yol açabilir.
Diş Eti Çekilmesi Periodontoloji ile İlgili midir?
Evet, diş eti çekilmesi periodontoloji pratiğinde sık değerlendirilen durumlardan biridir. Ancak her diş eti çekilmesi periodontitis nedeniyle oluşmaz.
Diş eti çekilmesi her zaman periodontitis hastalığı nedeniyle mi oluşur?
Hayır. Diş eti çekilmesinin birçok farklı nedeni olabilir. Travmatik diş fırçalama, dişin konumu, diş sıkma veya gıcırdatma alışkanlığı ve anatomik faktörler gibi etkenler de diş eti çekilmesinde rol oynayabilir.
Diş eti çekilmesi periodontoloji ile ilgili midir?
Evet. Diş eti çekilmesinin nedeni ve periodontal dokuların durumu periodontoloji uzmanı tarafından değerlendirilebilir. Uygun vakalarda periodontal plastik cerrahi ve bağ dokusu grefti gibi tedaviler uygulanabilir.
Periodontal tedavi ne kadar sürer?
Periodontal tedavinin süresi hastalığın şiddetine, kemik kaybının seviyesine, hastanın ağız hijyenine, risk faktörlerine ve uygulanacak tedavilere göre değişir. Bu nedenle her hasta için aynı tedavi süresinden söz etmek mümkün değildir. Tedaviler genellikle 2 – 4 hafta arasında tamamlanaktadır.
Periodontal tedaviden sonra hastalık tekrarlar mı?
Periodontitis kontrol altına alınabilir ancak hastalığın tekrar aktivasyonunu önlemek için düzenli ağız bakımı ve destekleyici periodontal bakım önemlidir. Kontrol aralıkları hastanın risk durumuna göre kişiselleştirilir. [5]
Bu nedenle etkili günlük ağız bakımı ve kişiye özel destekleyici periodontal kontroller uzun dönem başarı açısından önemlidir

İmplantların çevresinde de diş eti hastalığı olur mu?
Evet. Dental implantların çevresinde de gelişebilir. Özellikle peri-implantitis olarak isimlendirilen hastalık implant çevresindeki destekleyici kemikte yıkımla karakterizedir. [6]
Bu nedenle implant tedavisi tamamlandıktan sonra da ağız hijyeni ve düzenli periodontal kontroller önem taşır.
Periodontitis diş kaybına neden olur mu?
Tedavi edilmeyen ve ilerleyen periodontitis, dişi destekleyen periodontal dokuların ve alveol kemiğinin kaybına neden olabilir. İleri vakalarda dişlerin sallanması, diş eti abseleri ve diş kaybı meydana gelebilir. [1]
Diş taşı temizliği periodontitis tedavisi için yeterli midir?
Hayır. Diş taşı ve plakların uzaklaştırılması periodontal tedavinin önemli bir parçasıdır; ancak periodontitis bulunan hastalarda tedavi yalnızca diş taşı temizliği ile sınırlı değildir. Hastanın periodontal durumu değerlendirilerek subgingival tedavi (anestezi altında derin temizlik) ve gerektiğinde ileri cerrahi tedaviler planlanabilir. [3]
Sonuç
Periodontoloji yalnızca diş eti kanaması veya diş taşı temizliği ile sınırlı bir alan değildir. Dişleri destekleyen periodontal dokuların sağlığının korunması, periodontal hastalıkların erken dönemde teşhis edilmesi ve gerekli durumlarda uygun periodontal tedavinin uygulanması periodontolojinin temel amaçları arasındadır.
Diş eti kanaması, diş eti çekilmesi, ağız kokusu, dişlerde sallanma veya dişler arasındaki boşluklarda değişiklik gibi belirtiler ihmal edilmemelidir. Özellikle periodontitis açısından risk taşıyan bireylerde düzenli periodontal değerlendirme, hastalığın ilerlemesini önlemeye ve doğal dişlerin uzun süre korunmasına yardımcı olabilir.
Periodontal tedavinin başarısı yalnızca klinikte uygulanan işlemlere değil, hastanın günlük ağız bakımına ve tedavi sonrasındaki destekleyici periodontal bakıma da bağlıdır.
Diş etlerinizde kanama, şişlik, çekilme, ağız kokusu veya dişlerde sallanma gibi belirtiler varsa şikâyetlerin ilerlemesini beklemeden diş hekiminize veya bir periodontoloji uzmanına başvurmanız uygun olacaktır. Çünkü gingivitis ve periodontitis başta olmak üzere periodontal hastalıkların erken dönemde teşhis edilmesi, hastalığın ilerlemesinin önlenmesi ve doğal dişlerin uzun yıllar ağızda tutulabilmesi açısından büyük önem taşır.
Sağlıklı günler dileğimle.
Dr. Tuncay Akdoğanlı
Diş Eti Hastalıkları Uzmanı
Kaynaklar
[1] Papapanou PN, Sanz M, Buduneli N, et al. Periodontitis: Consensus report of Workgroup 2 of the 2017 World Workshop on the Classification of Periodontal and Peri-Implant Diseases and Conditions. Journal of Clinical Periodontology. 2018;45(Suppl 20).
[2] Tonetti MS, Greenwell H, Kornman KS. Staging and grading of periodontitis: Framework and proposal of a new classification and case definition. Journal of Clinical Periodontology. 2018;45(Suppl 20).
[3] Sanz M, Herrera D, Kebschull M, et al. Treatment of stage I-III periodontitis—The EFP S3 level clinical practice guideline. Journal of Clinical Periodontology. 2020;47(Suppl 22):4-60.
[4] Sanz M, Marco Del Castillo A, Jepsen S, et al. Periodontitis and cardiovascular diseases: Consensus report. Journal of Clinical Periodontology. 2020;47(Suppl 22).
[5] Sanz M, Herrera D, Kebschull M, et al. Treatment of stage I-III periodontitis—The EFP S3 level clinical practice guideline. Journal of Clinical Periodontology. 2020;47(Suppl 22):4-60.
[6] Berglundh T, Armitage G, Araujo MG, et al. Peri-implant diseases and conditions: Consensus report of workgroup 4 of the 2017 World Workshop on the Classification of Periodontal and Peri-Implant Diseases and Conditions. Journal of Periodontology. 2018;89(Suppl 1).


